1 Aralık 2012 Cumartesi

Burnuma Güzel Kokular Geliyor!

Bir parfüm manyağı olarak parfüm yazısı yazmazsam olmaz diye düşünerek işe koyuldum. Aslında çok da istekli değildim başta çünkü en büyük kıskançlığım parfümdür. Biriyle pişti olmak bile kabul edilebilir benim için ama aynı parfümü kullanmak ASLA! Dolayısıyla yasal uyarı olarak lütfen yazıda geçen parfümleri evde denemeyiniz.

Yazıma çocuk parfümlerinden sonra kullandığım gerçek anlamdaki ilk parfüm olan Gucci Envy Me ile başlamak istiyorum. Çok uzun zamandır kullanmayarak kendisine ihanet ettiğim ama kokusunu ne zaman alsam "Tamam artık alıcam yine." dediğim bir parfümdür kendisi. Parfümde en çok önem verdiğim iki şey olan kokusunun sıradan olmayışı ve kalıcı oluşuyla kalbimde bir kez daha taht kurmuştur benim pembiş bebişim. Kokusuna gelince, insanın içine enerji veren, başka hiç bir şeye benzemeyen, deli dolu bir bahar ve yaz kokusu diyebilirim. Daha parfümerici (nasıl bir terimse) ağzıyla konuşmak gerekirse efenim kendisi eşsiz bir yapıya sahip çiçeksi, meyvemsi ve misk içeren bir kokudur. Bir de kalıcılığından bahsetmiştim yukarıda. EDT olmasına rağmen kalıcılığı bir çok parfüme taş çıkartıyor. Ve yoğun kokusu sayesinde 2-3 pıst (ya da fıst her neyse) sıktığınız zaman bile gün boyu kalıcılığını koruyor. Ama tabi ben hiç bir zaman 2-3 pıstla yetinemeyip parfüm banyosu yapanlardan olduğum için bunu söylemek bana düşmez. Yazıyı yazarken aşka geldim ve kendimi boş şişeyi koklarken buldum. Sanırım yine 'artık alıcam' triplerine girdim bile.

Yazıya tabi ki kullandığım parfümlerin kronolojik sırasına göre devam edecek kadar psikopat ya da üstün hafızalı değilim. Hakkında söyleyecek çok şeyim olan bir diğer parfüm de hayatımın aşkı Calvin Klein Euphoria'dır. Ama öyle sonradan çıkan yok Euphoria Blossom (Gerçi blossom olanı da gayet hoş) bilmemne falan değil bildiğimiz Euphoria. Kendime en çok yakıştırdığım, arkadaşlarımın İdil kokuyor dediği güzeller güzeli bir parfümdür kendisi. Kokusu eşsizdir. Ve meraklılığıma doymayayım ki itinayla şu açık parfüm satan D&P gibi yerlerde soruşturdum, kokladım hiç biri kokuyu tutturmak bir yana yaklaşamamış bile ki bu da kokunun eşsizliğini kanıtlar gibi. Bu hoşuma gitmiyor desem yalan olur gidip parfüm aldıktan sonra sahtesini görünce çok bozum oluyorum çünkü. Parfümün tek dezavantajı fazla moda olması. Özellikle 1-2 sene önce elimi sallasam Euphoria kullanana çarpıyordu tabi ben de deliriyordum. Ama bu sıralar daha az rastlıyorum kullananlara neyseki. Bu arada ben Euphoria'yı daha çok sonbahar ve kış mevsimlerinde tercih ediyorum. Yaz için biraz ağır geliyor ama yine de yazın da kullanmıyor değilim. Zaten geceyse her türlü gideri var.

Gelelim en sevdiklerimden biri olan Marc Jacobs Lola'ya. Şişesinden de anlaşıldığı üzere çiçek ağırlıklı bir parfüm. Yine kalıcılığa değinirsek Euphoria ve kadar olmasa da gayet kalıcı. Son zamanlarda en çok kullandığım parfüm olur kendileri. Ben ilk keşfettiğimde pek fazla kişi tarafından bilinmiyordu ve dolayısıyla insanlarla aynı kokma sorunum yoktu. Ama son zamanlarda daha bir moda oldu ama neyseki yine çok fazla kişi rastlamadım çevremde Lola kullanan. Lola için yaz kokusu kış kokusu diyemeyeceğim. Çiçek ağırlıklı olduğu için ilkbahar-yaz için gayet ideal fakat yoğun ve hoş kokusuyla sonbahar-kış için de gayet iyi bir seçim bence. Marc Jacobs demişken Daisy ve son çıkan parfümü Dot da oldukça güzel ve tabii ki Lola gibi onların da şişeleri HARİKA.

Bir diğer favorim ise Nina by Nina Ricci. Kokusu şekerli gibi ve çok hoş. Fakat ne yazık fazla kalıcı sayılmaz. Yine de kullandığım sıralarda bir çok kişi çok güzel olduğunu söyleyip adını sormuştu. Nina gece için biraz hafif kalıyor bence, fakat günlük kullanım için harika bir koku.

Şekerli kokulardan bahsetmişken bir diğer güzel koku da Lolita Lempica'dır bence. Parfüm inanılmaz kalıcı. Ayrıca şişesi de pek sevimli. Lolita Lempica'nın bir de kalp şeklinde bir parfümü var. Kokuları çok farklı ama sanırım isimleri aynı. Lolita Lempica deyince bir sürü parfüm gösteriliyor hepsi de birbirinden farklı dolayısıyla biraz kafa karıştırıcı. Sonlarında başka bir şey falan da yok sanırım mesela Lolita Lempica İdil gibi (Örneğim de yıkılıyor). Kalpli şişede olan Lolita'nın kokusu çok daha ağır ve çok daha kalıcı. Ben ikisini de ayrı seviyorum.

Biraz da Guerlain parfümlerinden konuşalım. Guerlain deyince aklıma ilk gelen parfüm Samsara olmuştur her zaman. Kokusu harika olmasına rağmen muhtemelen hiç bir zaman kullanamayacağım bir parfüm çünkü kendimi bildim bileli annemin bir numaralı parfümü olur kendisi. Anasına bak kızını al dememişler boşuna, parfüm konusunda ona çekmişim. O da benim gibi parfüm aşığıdır ve aynı parfümü kullanmaktan nefret eder. Dolayısıyla eğer Samsara kullanan bir anneniz yoksa size önerebileceğim hoş ve inanılmaz kalıcı bir parfümdür kendileri. Gelelim bir diğer Guerlain parfümü Aqua Allegoria Cherry Blossom'a, o ne biçim ad Brezilyalı futbolcular gibi demeyin. Parfümün adı Aqua Allegoria, Cherry Blossom ise bir çeşidi. Benim parfümüm Duty Free'den alınmıştı, Türkiye'de bir kaç yere sorsam da Cherry Blossom olanını bir daha bulamadım. Parfümün kokusu çok çok güzel olmasına rağmen kalıcılığı 0 diyebilirim. Kullandığım dönem yarım saatte bir parfüm tazeliyordum neredeyse. Dolayısıyla çok da çabuk bitti. Ve Guerlain'in belki de en sevdiğim parfümlerinden biri olan Idylle hakkında yazmasam olmaz. Sanırım ismi dolayısıyla biraz torpil geçiyorum bu parfüme fakat kokusu da hiç fena sayılmaz. Tam bir çiçek sepeti havasındaki  bu parfümde daha çok yasemin kokusu baskın. Kokusu güzel fakat biraz ağır bir parfüm onun da yaseminden kaynaklandığını düşünüyorum. Kalıcılık konusunda da gayet iyi.

Kokusunu çok sevdiğim bir diğer parfüm de Armani Code. Zaten oldukça bilinen bir parfüm olduğumdan hakkında uzun uzun yazmayacağım. Parfüm sıcak yaz günleri için bana fazla ağır geliyor ama kış için ya da gece için gayet uygun bence. Diğerlerinde belirttiğim gibi kalıcılığına değinecek olursam gayet yoğun ve kalıcı bir kokuya sahip. 

Eğer baskın ve sert kokuları seviyorum diyorsanız Narciso Rodriguez for her oldukça uygun. Kokusu oldukça ağır ve kalıcı olmasına rağmen baymıyor. Yine de yaz için fazla iddialı buluyorum. Kışın da günlük değil de sanki gece için daha uygun gibi.

Ve ve vee kapanışı tabii ki her alanda efsaneleşmiş marka Chanel'le yapmak istiyorum. Öncelikle Chanel parfümlerini oldukça sevmeme rağmen şu 16-17 yaşındaki kızların dillerinden Chanel N°5 lafının düşmemesine gıcığım. Her şeyin olduğu gibi parfümün de yaşı olduğu görüşündeyim. Ve hiç kimse gelip de Chanel  N°5 gençlere uygun bir parfümdür diyemez bence. Kokusunu gayet beğenmeme rağmen 25-30'umdan önce kullanmayı düşünmüyorum bu efsane parfümü. Her ne kadar Chanel parfümlerini ağır ve yaşımın üstünde bulsam da Allure'un yeri başkadır bende. Çiçek ağırlıklı bu koku da yine kalıcılıkta son derece iyi. Gündüz kullanımı için iddialı gece için oldukça ideal buluyorum.


Son olarak, parfüme o kadar para vermeye kıyamam diyorsanız Avon parfümerini hiç sevmememe rağmen aradan sıyrılmış olan çok da hoşuma giden Little Black Dress'i önerebilirim. Gerçekten hoş bir kokusu var ve kalıcılığı da hiç fena sayılmaz. Ayrıca Bath & Body Works ve Victoria's Secret'ın body mist'leri oldukça güzeller. Ben yazın bolca kullandım size de tavsiye ederim.


Çok çok uzun bir yazı yazdığımın farkındayım. Buraya kadar okuduysanız ne mutlu! Benim gibi bir parfüm manyağı anca böyle bir yazıyı bu kadar uzatabilir zaten. Hasta hasta evde otururken bol bol meyve çayı ve kahve içip blog yazmak dışında pek fazla aktivitede bulunamıyor insan.

Bu arada siz de benim gibi parfüme meraklıysanız ve bu yazıyı beğendiyseniz 2. kısmını da okumadan geçmeyiniz. Hemen şöyle buyurun. 











5 yorum:

emegine saglik bastan sona okudum. Daha da uzun olsa yine okurdum. Nina ricciden yola ciktim kendimi bu sayfada buldum cokta guzel olmus. ;)

Çok teşekkür ederim. Hala okumadıysanız 2. ve 3. kısmını da okumaya davet ediyorum o halde. :)

Sevgiler,
İdil

emeğinize sağlık çok güzel.

kullandıgınızda en cok ama en cok sorulan merak uyandıran parfümünüz hangisi peki :) ? özellkle erkeklerin begendigi

Yorum Gönder